
Tava İçin Lüfer Seçimi
Lüfer, boyuna göre farklı adlar alır. Küçüğüne çinekop, biraz irisine sarıkanat, orta boyuna lüfer, en irisine kofana denir. Tavada pişirme için sarıkanat ve orta boy lüfer en uygun boylardır. Bu boylar bütün halde tavaya sığar ya da kolayca filetolanır. Kofana ise tava için fazla kalındır ve daha çok ızgarada pişirilir. Boyu çok küçük çinekoplar tercih edilmez, çünkü türün büyüyüp üremesine fırsat tanınmaz.
Taze lüferin gözleri parlak ve dolgundur. Solungaçları kırmızıdır, gövdesi sıkı ve parlaktır. Lüfer yağlı bir balık olduğu için tazeliğini çabuk kaybeder. Balıkçıdan alındığı gün pişirilir. Eve gelen balık buzdolabının en soğuk rafında, ağzı kapalı bir kapta bekletilir ve pişirmeden yarım saat önce dolaptan çıkarılır. Çok soğuk fileto tavaya girdiğinde ısıyı düşürür ve deri yapışmaya meyillidir.
Filetolamak ve Kılçık Ayıklamak
Tavada lüferin en pratik hali derili filetodur. Balıkçıdan balığın temizlenmesi ve iki yandan filetolanması istenir. Evde filetolamak isteyenler için keskin ve ince ağızlı bir bıçak gerekir. Bıçak sırt kılçığının hemen üzerinden, baştan kuyruğa doğru kaydırılır ve et kılçıktan ayrılır.
Filetolarda kalan ince kılçıklar parmak uçlarıyla yoklanır ve bir cımbızla çekilir. Filetolar soğuk suyla kısaca durulanır ve kağıt havluyla iyice kurulanır. Derinin kuru olması, tavada çıtır bir kabuk bağlamasının ilk koşuludur.
Tavada Lüfer Malzemeleri
Dört kişilik bir porsiyon için gereken malzemeler aşağıdadır.

Tereyağlı Tavada Lüfer Fileto
Tavayı Isıtmak
Lüfer filetosunun derisi ince ve hassastır. Tava yeterince ısınmadığında deri tavaya yapışır ve fileto çevrilirken parçalanır. Bu yüzden tava orta-yüksek ateşte birkaç dakika boyunca, zeytinyağı eklenmeden önce iyice ısıtılır.
Tavanın tabanı bu yöntemin başarısını doğrudan etkiler. İnce tabanlı tavada fileto eklendiği anda ısı düşer ve deri kızarmak yerine kendi suyunda haşlanır. Kalın tabanlı bir tava, filetolar eklendiğinde ısısını korur ve derinin eşit bir kabuk bağlamasını kolaylaştırır. Tava ısınınca zeytinyağı eklenir ve yağın hafifçe dalgalanması beklenir.
Derili Yüzden Pişirmek
Filetoların her iki yüzüne tuz ve karabiber serpilir. Tuz, tavaya koymadan hemen önce eklenir. Filetolar tavaya derili yüzleri aşağıda olmak üzere yerleştirilir. Fileto tavaya değdiği anda deri büzülür ve kenarları yukarı kalkar. Bunu önlemek için ilk yarım dakika boyunca filetonun üzeri bir spatulayla hafifçe bastırılır. Böylece derinin tamamı tavaya temas eder.
Fileto, derili yüzünde dört ila beş dakika yerinden oynatılmadan pişer. Bu sürede etin rengi alttan yukarıya doğru beyazlaşır. Etin üçte ikisi beyazladığında ve deri altın rengini aldığında fileto bir kez çevrilir.
Tereyağıyla Tamamlamak
Fileto çevrildikten sonra tereyağı ve ezilmiş sarımsak tavaya eklenir. Tereyağı köpürdüğünde tava hafifçe eğilir ve köpüren yağ bir kaşıkla filetoların üzerine dökülür. Bu işlem bir iki dakika sürer. Tereyağı etin üst yüzeyini pişirirken sarımsağın kokusunu da filetoya taşır. Tereyağı yüksek ısıda çabuk yanar. Bu yüzden tereyağı eklendiğinde ateş biraz kısılır ve sarımsak renk almadan işlem tamamlanır. Ocak kapatılır, limon suyu tavaya sıkılır ve ince kıyılmış maydanoz serpilir.

Klasik Unlu Tavada Lüfer
Tavaya, balıkların yarısına kadar çıkan bir miktar değil, yalnızca tabanı kaplayan ince bir kat yağ konur. Lüfer kendi yağını da bıraktığı için az yağ yeterlidir. Balıklar kızgın yağda her yüzü üç ila dört dakika olmak üzere pişer ve bir kez çevrilir. Pişen balıklar birkaç saniye tavanın üzerinde tutularak yağı damlatılır ve kağıt havlu serilmiş bir tabağa alınır.
Pişme Noktası ve Dikkat Edilenler
Lüferin pişip pişmediği etin renginden anlaşılır. Et yarı saydamlığını kaybedip beyazladığında ve çatalla bastırıldığında katmanlar halinde ayrıldığında balık pişmiştir. En kalın yerdeki iç sıcaklık altmış üç dereceye ulaştığında lüfer güvenle tüketilir.
Lüfer fazla pişirildiğinde eti kurur ve yağlı tadı ağırlaşır. Bu yüzden tavadan alınma anı kaçırılmaz. Filetolar birbirine değmeden, aralıklı dizilir, gerekirse iki parti halinde pişirilir. Kalabalık tavada ısı düşer ve deri yapışır.
Tavada Lüferin Yanına
Tavada lüferin en yakın eşlikçisi roka ve kırmızı soğandır. Kırmızı soğan ince halkalar halinde doğranır, bir tutam tuz ve sumakla ovulur. Roka ve maydanozla harmanlanır, üzerine zeytinyağı ve limon suyu gezdirilir. Salatayı geniş bir kapta karıştırmak, yaprakların ezilmeden sosla kaplanmasını kolaylaştırır. Geniş ve derin bir karıştırma kabı, roka ve soğanı birkaç hareketle harmanlar.
Yanına fırında patates ya da bir tabak zeytinyağlı börülce de eklenir. Taze ekmek, tavada kalan tereyağlı sosu toplamak için sofrada yer alır. Sonbaharda pazara gelen ilk mandalinalardan birkaç dilim, salataya hafif bir tatlılık katar ve lüferin yağlı tadıyla iyi bir zıtlık kurar.
Sonbahar Akşamının Balık Sofrası
Tavadan alınan lüfer filetoları, derili yüzleri yukarıda olmak üzere tabaklara yerleştirilir. Tavada kalan tereyağlı sos filetoların üzerine gezdirilir. Yanına roka salatası ve limon dilimleri konur. Dört kişilik bir aileye iki misafir eklendiğinde 6 kişilik yemek takımı, balık tabaklarından salata tabaklarına kadar sofrayı aynı çizgide tamamlar. Karaca'nın yemek takımları arasında farklı kişi sayılarına göre hazırlanan setler bulunur.
Balık sofrasının ardından gelen köpüklü bir Türk kahvesi, sonbahar akşamını yavaş bir sohbete bağlar. Kahvenin yanına bir bardak su ve bir parça lokum konduğunda ikram tamamlanır. Birbirine uyumlu fincan ve tabaklardan oluşan bir kahve fincan takımı, bu son ikrama özenli bir görünüm kazandırır.











