Armutlu ızgara patlıcan salatası, ızgarada hafifçe kömürleşen patlıcan dilimlerinin tatlı ve sulu armut, roka, ceviz ve beyaz peynirle buluştuğu, nar ekşili bir sosla tamamlanan mevsim salatasıdır. Patlıcanın isli ve yumuşak dokusu, armudun ferah tatlılığıyla beklenmedik bir uyum yakalar. Rokanın hafif acılığı ve cevizin çıtırlığı tabağa denge katar. Sonbaharın armut ve patlıcanın bir arada bulunduğu haftalarında hazırlanan bu salata, hem hafif bir öğle yemeği hem de akşam sofralarında etin yanında farklı bir başlangıç olur.
Izgara Patlıcanın Salataya Kattığı Derinlik
Patlıcan, Türk mutfağında çoğunlukla közlenerek ya da kızartılarak pişirilir. Bu salatada ise ince dilimler ızgarada pişirilir. Izgara, patlıcanın yüzeyinde koyu çizgiler ve hafif is kokusu oluştururken içini yumuşak ve kremamsı bırakır. Mangal imkanı olmayan evlerde bu işi ocakta yapmak için ızgara yüzeyli bir döküm tava kullanılır. Isıyı uzun süre koruyan döküm yüzey, dilimlere mangaldakine yakın ızgara izleri kazandırır ve patlıcanın az yağla pişmesine imkan verir.
Izgara patlıcan, kızartmaya göre çok daha az yağ çeker. Bu yüzden salata hem doyurucu hem de hafif kalır. Patlıcanın dumanlı tadı, salatanın diğer taze malzemeleriyle birleştiğinde tabağa sıradan bir yeşil salatadan çok daha derin bir karakter verir.
Armudun Patlıcanla Uyumu
Armut ve patlıcan ilk bakışta alışılmadık bir eşleşme gibi görünür. Ancak ikisi de sonbahar mevsiminin ürünüdür ve tatları birbirini tamamlar. Armudun tatlı ve sulu dokusu, patlıcanın hafif acımsı ve isli tadını yumuşatır. Beyaz peynirin tuzu ise bu tatlı ve isli ikilinin arasında köprü kurar.
Salata için Deveci ya da Santa Maria gibi sulu ve aromatik armutlar tercih edilir. Armutların olgun ama sert olması gerekir. Fazla olgun armut dilimlenirken ezilir ve salatanın içinde dağılır. Sert armut ise ince dilimlendiğinde şeklini korur ve salataya çıtırlık katar.
Izgara için seçilen patlıcanın da özelliği önemlidir. Kabuğu parlak, sıkı ve çekirdeği az olan orta boy patlıcanlar dilimlendiğinde dağılmaz. Çok iri patlıcanlar genellikle daha fazla çekirdek taşır ve ızgarada acımsı bir tat bırakır. İnce uzun patlıcanlar ise boyuna dilimlendiğinde tabağa zarif ve uzun şeritler halinde yerleşir.
Dört Kişilik Salata İçin Malzemeler

Armutlu Izgara Patlıcan Salatası Nasıl Yapılır
Patlıcanların Izgarada Pişirilmesi
Patlıcanlar yıkanır ve sapları kesilir. Kabukları soyulmadan, boyuna yaklaşık yarım parmak kalınlığında dilimlere ayrılır. Dilimler tuzlu suda on beş dakika bekletilir, ardından kağıt havluyla iyice kurulanır. Kuru dilimler ızgarada daha iyi iz alır ve daha az yağ çeker.
Dilimlerin iki yüzüne fırça yardımıyla ince bir kat zeytinyağı sürülür. Izgara tava ya da mangal iyice ısıtılır. Patlıcan dilimleri her iki yüzü üç dört dakika, belirgin ızgara izleri oluşup içleri yumuşayana kadar pişirilir. Pişen dilimler bir tabağa alınır ve hafifçe soğumaya bırakılır.
Armudun Hazırlanması
Armutlar yıkanır, kabukları soyulmadan dörde bölünür ve çekirdek yatakları çıkarılır. Her parça ince dilimlere ayrılır. Armut dilimleri havayla temas ettikçe kararır. Bu yüzden dilimlerin üzerine birkaç damla limon suyu gezdirilir.
Daha sıcak ve karamelize bir tat isteyenler armut dilimlerini de ızgarada kısa süre pişirir. Bir dakikalık ızgara, armudun şekerini hafifçe karamelize eder ve dilimlere tatlı bir is kokusu katar.
Cevizin Kavrulması
Ceviz içi, kuru bir tavada birkaç dakika hafifçe kavrulur. Kavrulan ceviz daha çıtır olur ve aroması belirginleşir. Soğuyan cevizler iri parçalara ayrılır.
Nar Ekşili Sosun Hazırlanması
Sos malzemeleri küçük bir karıştırma kabı içinde çırpma teli ya da çatalla, sos koyulaşıp parlak bir kıvam alana kadar çırpılır. Nar ekşisi ve bal sosa hem ekşi hem tatlı bir denge verir. Tane hardal ise yağın diğer malzemelerle bütünleşmesine yardım eder. Tat kontrol edilir, gerekirse limon ya da bal miktarı ayarlanır.

Salatanın Katlar Halinde Sunulması
Armutlu ızgara patlıcan salatası, malzemelerin katlar halinde yerleştirilmesiyle hem göze hoş görünür hem de her lokmada tüm tatları bir arada sunar. Geniş ve düz bir tabağın tabanına roka ve nane yaprakları yayılır. Üzerine ince halka doğranmış kırmızı soğan serpilir.
Izgara patlıcan dilimleri yeşilliklerin üzerine dalgalı bir şekilde dizilir. Armut dilimleri patlıcanların arasına yerleştirilir. Ufalanmış beyaz peynir ve kavrulmuş ceviz tabağın her yerine serpilir. Sos, servisten hemen önce salatanın üzerine gezdirilir.
Servis önerisi
Sosun son anda eklenmesi önemlidir. Erken eklenen sos rokayı soldurur ve armudun çıtırlığını alır.
Davetlerde Önceden Hazırlık
Misafir ağırlanan günlerde salatanın bileşenleri önceden hazırlanır. Patlıcanlar birkaç saat önce ızgarada pişirilir ve oda sıcaklığında üzeri örtülerek bekletilir. Ceviz kavrulur, sos çırpılıp kapaklı bir kapta bekletilir. Roka ve nane yıkanıp kurulanır.
Armut ise son anda dilimlenir. Önceden kesilen armut, limon sürülse de zamanla kararır ve dokusunu kaybeder. Bileşenler hazır olduğunda salatanın tabağa dizilmesi birkaç dakika sürer ve tabak sofraya en taze haliyle gelir.
Lezzeti Dengeleyen Küçük Ayrıntılar
Patlıcanların ızgaradan çıktıktan sonra ılık olarak salataya eklenmesi, tatların daha iyi birleşmesini sağlar. Ilık patlıcan sosu daha kolay emer ve peynirle hafifçe yumuşar.
Beyaz peynirin tuzlu olması, salataya ayrıca tuz eklemeyi gereksiz kılar. Keçi peyniri tercih edildiğinde ise salata daha kremamsı ve hafif ekşi bir karaktere bürünür.
Nar ekşisi bulunmadığında sos, elma sirkesi ve bir miktar pekmezle hazırlanır. Pekmez, nar ekşisinin koyu rengini ve tatlı ekşi tadını yakın biçimde karşılar.
Salatayı daha doyurucu bir öğüne dönüştürmek isteyenler, üzerine ızgara tavuk dilimleri ya da haşlanmış nohut ekler. Bir avuç nar tanesi ise tabağa hem renk hem de ferah bir ekşilik katar.
Hafif Bir Öğlen Sofrası ve Bir Fincan Kahve
Armutlu ızgara patlıcan salatası, tek başına hafif bir öğle yemeği olarak sofraya gelir. Akşam yemeklerinde ise ızgara et, köfte ya da fırın tavuğun yanında ferah bir başlangıç tabağı olur. Misafir sofralarında salata, uyumlu bir yemek takımı içindeki geniş düz tabaklarda servis edildiğinde renkleriyle sofranın ilk dikkat çeken tabağı olur.
Hafif bir öğle yemeğinin ardından taze çekilmiş bir kahve, sofrayı tamamlar. Bir espresso makinesi ile hazırlanan yoğun bir espresso ya da sütlü bir kahve, salatanın ferah tadından sonra günün ikinci yarısına enerjik bir geçiş sağlar. Sonbaharın armudu ve yazdan kalan son patlıcanlar, bu tabakta mevsimlerin geçişini sofraya taşır.












