Eve giren herkesin ilk gördüğü yer antredir. Ayakkabıların çıkarıldığı, montların asıldığı, anahtarların bırakıldığı bu küçük alan, evin geri kalanı hakkında ilk izlenimi de verir. Antre dekorasyonu bu yüzden iki işi aynı anda üstlenir. Günlük telaşta oluşan dağınıklığı toplar ve kapıdan girene evin karakterini gösterir. Doğru mobilya, yerinde bir ışık ve iyi seçilmiş bir renk, en dar girişi bile davetkar bir karşılama alanına dönüştürür.

Antre Ölçüsüne Göre Yerleşim Planı
Antre dekorasyonunda ilk adım, alanın ölçüsünü ve geçiş yolunu belirlemektir. Kapı açıldığında kanadın süpürdüğü alan, mobilya yerleşiminde boş bırakılır. Kapıdan salona ya da koridora uzanan geçiş yolu da iki kişinin omuz omuza geçtiği genişlikte tutulur. Bu iki alan belirlendikten sonra geriye kalan duvarlar mobilya için değerlendirilir.
Dar ve uzun bir koridor şeklindeki antrede derinliği az mobilyalar seçilir. İnce bir konsol, duvara monte bir askılık ve alçak bir ayakkabılık bu tür girişlerde yeterlidir. Askılık ile ayakkabılığı aynı duvarda üst üste kurmak, karşı duvarı boş bırakır ve dar koridorun nefes almasını sağlar. Geniş bir giriş holünde ise oturaklı bir bank, büyük bir dolap ya da yuvarlak bir orta sehpa da yer bulur. Her iki durumda da amaç, kapıdan girer girmez bir eşyaya çarpmadan ilerlemektir.

Antre İçin Mobilya Seçimi
Antre İçin Ayakkabılık ve Portmanto
Ayakkabılık, antrenin en çok kullanılan mobilyasıdır ve düzenin anahtarıdır. Kapaklı modeller ayakkabıları gözden saklar ve girişi derli toplu gösterir. Üst yüzeyi oturmaya uygun ayakkabılıklar ise ayakkabı giyip çıkarırken pratik bir oturak olur. Ayakkabılığın yüksekliği, üzerinin konsol gibi kullanılmasına imkan veren bir ölçüde seçildiğinde tek mobilya iki işi görür.
Portmanto ya da duvara monte askılık, montları ve çantaları zeminden kaldırır. Çok kalabalık bir askılık girişi dağınık gösterir. Bu yüzden askılıkta yalnızca mevsimin montları kalır, diğerleri gardıroba taşınır. Çocuklu evlerde alçak seviyeye eklenen ikinci bir askı sırası, çocukların kendi montlarını asmasını kolaylaştırır.
Konsol ve Bank
Konsol, antrenin dekoratif yüzüdür. Dar bir konsolun üzerine yerleştirilen bir lamba, bir bitki ve küçük bir obje, girişe sıcak bir hava katar. Konsolun alt boşluğu ise boş bırakılmaz. Buraya yerleştirilen iki örgü sepet ve organizer, terlikleri, şemsiyeleri ve atkıları gözden uzak tutar.
Geniş antrelerde bank, hem oturma hem depolama alanı olur. Altı açık bir bank ayakkabılık görevi görür, üzerine konan bir minder ise girişe yumuşak bir doku ekler.

Ayna ile Daha Ferah Bir Giriş
Ayna, antrenin en çok işe yarayan parçalarından biridir, çünkü hem kapıdan çıkmadan önce son bir kontrol yapılmasını sağlar hem de dar alanı geniş gösterir. Konsolun üzerine asılan bir ayna, girişteki ışığı yansıtır ve koridoru olduğundan daha derin gösterir. Aynanın alt kenarı konsoldan bir karış kadar yukarıda tutulduğunda iki parça birbirine bağlı görünür. Boy aynası için kapının arkası ya da yan duvar uygun yerlerdir.
Aynanın karşısında ne olduğu da önemlidir. Dağınık bir askılığı yansıtan ayna dağınıklığı ikiye katlar. Karşısında bir tablo, bir pencere ya da sade bir duvar olduğunda ise girişin görüntüsünü güzelleştirir. Konsolun üzerine yerleştirilen seramik bir vazo, birkaç dekoratif dal veya çiçekle tamamlandığında antreye doğal bir dokunuş katar. Vazonun rengi ve boyutu konsolla uyumlu seçildiğinde ayna, mobilya ve aksesuarlar bir bütün oluşturur.
Antre Aydınlatması
Pek çok evde antre penceresizdir ve gün ışığı almaz. Bu yüzden aydınlatma, antre dekorasyonunun en belirleyici unsurudur. Tek bir tavan lambası girişi aydınlatır ama sert gölgeler bırakır. Tavan ışığına ek olarak duvara monte apliklerle ya da konsol üzerindeki bir masa lambasıyla ikinci bir ışık katmanı kurulur. Akşam eve dönüldüğünde yalnızca konsol lambasının yanması, girişe sıcak bir karşılama havası verir.
Işık rengi de bu etkiyi değiştirir. Sıcak beyaz ışık antreyi samimi, soğuk beyaz ışık ise daha resmi gösterir. Uzun koridorlarda tavana aralıklarla yerleştirilen spotlar ışığı eşit dağıtır ve koridorun sonunu görünür kılar. Hareket sensörlü aydınlatma ise elleri dolu eve girerken düğme aramayı ortadan kaldırır.
Antre Duvar Rengi ve Zemin Seçimi
Gün ışığı almayan bir antrede açık ve sıcak tonlar alanı ferahlatır. Kırık beyaz, krem, açık bej ve kum rengi bu tür girişlerde sık tercih edilen renklerdir. Antreyi salondan ayırmak isteyenler için tek bir duvarı lacivert, zeytin yeşili ya da toprak rengi gibi koyu bir tonla boyamak girişe karakter kazandırır. Konsolun arkasındaki duvar bu vurgu için en doğal yerdir.
Antre duvarları evin en çok temas edilen duvarlarıdır. Çanta sürtünmeleri ve el izleri bu alanda hızla birikir. Bu yüzden silinebilir özellikteki boyalar ya da duvarın alt kısmına uygulanan lambri, antrenin uzun süre temiz görünmesini sağlar.
Zemin tarafında kapı önündeki paspas, dışarıdan gelen tozun eve yayılmasını engeller. Uzun bir koridorda serilen yolluk halı, sesi azaltır ve girişe sıcaklık katar. Yolluğun kaymaz tabanlı olması ve kapının açılmasını engellemeyen incelikte seçilmesi önemlidir.

Antre Dekorasyonunda Tarz Seçimi
Antrenin tarzı, kapı açıldığında görünen salonun tarzıyla uyumlu seçilir. Girişte başka, salonda bambaşka bir dil kullanmak evi parçalı gösterir.
Modern bir girişte ince metal ayaklı bir konsol, siyah ya da altın çerçeveli yuvarlak bir ayna ve nötr renkler öne çıkar. Az sayıda ama net çizgili parça, bu tarzın sade etkisini korur. Klasik bir antrede ise ahşap bir konsol, ince işçilikli çerçeveli bir ayna ve aynanın iki yanına yerleştirilen iki aplik simetrik ve ağırbaşlı bir görünüm verir.
Doğal bir hava isteyenler için açık meşe tonlarında mobilyalar, hasır sepetler, keten bir minder ve yeşil bir bitki girişe sıcak ve rahat bir karakter katar. Hangi tarz seçilirse seçilsin, antrede en fazla iki ya da üç malzemeyi bir arada kullanmak görüntüyü dengede tutar.

Düzeni Koruyan Küçük Detaylar
Antrede dağınıklığın büyük bölümü küçük eşyalardan oluşur. Anahtarlar, gözlükler, cüzdanlar ve gelen mektuplar konsolun üzerinde kısa sürede bir yığına dönüşür. Konsolun üzerine konan dekoratif bir tepsi, bu eşyaları tek bir noktada toplar ve konsolu düzenli gösterir. Duvara monte küçük bir anahtarlık da anahtar arama telaşını sona erdirir.
Dekoratif dokunuşlar ise ölçülü tutulur. Bir tablo, küçük bir saksı bitkisi ve hoş bir koku, antreye yeterli kişiliği verir. Gün ışığı almayan girişlerde paşa kılıcı ya da zamia gibi az ışığa dayanan bitkiler tercih edilir. Koku için kapıya yakın bir noktaya konan bir oda kokusu, eve giren herkesi aynı tanıdık havayla karşılar.

Kapıda Başlayan Misafirlik
Antre, misafirliğin başladığı yerdir. Kapı açılır, montlar askılığa asılır ve misafir içeri buyur edilir. Toparlanmış bir ayakkabılık, yerinde bir ışık ve aynanın önünde duran birkaç çiçek, bu ilk anı özenli kılar. Misafir salona geçtiğinde ocakta demlenen çaydanlık ve masaya gelen bardaklar, kapıda verilen o sıcak ilk izlenimi sohbetle tamamlar. Karaca'nın sofra ve dekorasyon seçenekleri, girişten salona uzanan bu karşılamanın her adımında aynı özeni sürdürmeye yardımcı olur.












