Şubat Ayı Sebzeleri Hangileri? Şubat Ayında Yetişen Sebzeler
Şubat ayının kapıdan baktırdığı, kışın en sert ama mutfak açısından en verimli dönemlerinden birindeyiz. Mevsiminde beslenmenin hem bağışıklık hem de lezzet açısından altın değerinde olduğu bu dönemde, pazar tezgahları adeta birer şifa deposuna dönüşüyor.
Şubat ayı sebzeleri şunlardır: Karnabahar, kırmızı pancar, ıspanak, pırasa, kereviz kökü, havuç, yaban havucu, kırmızı lahana, Brüksel lahanası, roka, kırmızı turp, marul, maydanoz, dereotu, pazı, brokoli, şalgam ve yer elması.
Karnabahar: Kışın En Çok Yönlü Sebzesi
Karnabahar, kış sofralarının kuşkusuz en "şekilden şekle giren" üyesi. Sadece kıymalı yemeğiyle değil, son yıllarda düşük karbonhidratlı tariflerin (karnabahar kısırı veya tabanı gibi) yıldızı olmasıyla da popülaritesini artırdı. Şubat soğuklarında vücudun ihtiyaç duyduğu C vitamini ve lifi tek başına sırtlayan bu sebze, doğru pişirildiğinde hafifliğiyle mideyi de yormuyor.
Karnabaharı haşlarken içine bir parça ekmek içi veya bir miktar süt eklemek, o meşhur kokusunun önüne geçmenizi sağlar. Fırında baharatlarla harmanlandığında ise cips niyetine tüketilebilecek kadar lezzetli bir hale dönüşmesi, onu Şubat ayının vazgeçilmezlerinden biri yapıyor.
Kırmızı Pancar: Doğal Bir Enerji Deposu
Toprağın altındaki kıpkırmızı bir mücevher gibi duran pancar, Şubat ayında en tatlı dönemini yaşar. İçeriğindeki nitratlar sayesinde kan akışını hızlandıran ve sporcuların favorisi olan bu sebze, sadece salatalara renk vermekle kalmaz; aynı zamanda karaciğeri temizleme konusunda da oldukça maharetlidir.
Pancarı çiğden rendeleyerek yoğurtla karıştırabilir veya fırınlayarak o doğal şekerinin karamelize olmasını sağlayabilirsiniz. Haşlama suyunu dökmemeye özen gösterin; zira o su, çorbalar için harika bir doğal renklendiricidir.
Ispanak: Demir ve Magnezyum Kaynağı
Temel Reis’in bir bildiği vardı; ıspanak gerçekten de kas ve sinir sistemi için vazgeçilmez bir güç kaynağı. Şubat ayı, ıspanağın en diri ve körpe olduğu zamanlardan biri. Köklerini iyice temizledikten sonra o pembe kısımları mutlaka yemeklerinizde kullanın, çünkü asıl vitamin ve mineral yoğunluğu orada toplanıyor.
Ispanağı çok uzun süre pişirmemek, içindeki besin değerlerini korumak adına kritik bir nokta. İster yumurtalı kahvaltılarda kullanın ister klasik bir pirinçli yemeğini yapın, yanına ekleyeceğiniz bir kase yoğurt ile demir emilimini dengeleyerek sofranızın kalitesini artırabilirsiniz.
Pırasa: Mutfakların Mütevazı Şifacısı
Genelde çocukların pek sevmediği ama büyüdükçe kıymeti anlaşılan pırasa, zeytinyağlı yemeklerin şahıdır. Prebiyotik içeriğiyle bağırsak dostu olan bu sebze, kış ayında sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı olur. Şubat ayında pırasanın o lifli yapısı tam kıvamına ulaşır ve şeker oranı en dengeli halini alır.
Pırasayı sadece havuçlu ve pirinçli bir yemek olarak düşünmeyin; pırasalı börekler, kişler veya fırında krema ile yapılan versiyonları, bu sebzeye olan bakış açınızı tamamen değiştirebilir. Pişirirken içine bir sıkım portakal suyu eklemek, lezzetini bir üst seviyeye taşıyacaktır.
Kereviz Kökü: Topraksı Lezzet ve Hafiflik
Kendine has aromasıyla sofralarda kutuplaşmaya neden olan kereviz, aslında kışın en hafif sebzesidir. Ödem attırıcı özelliği ve düşük kalorisiyle kışın alınan kilolara karşı en büyük müttefikiniz olabilir. Şubat ayında kökleri iyice dolgunlaşan kereviz, özellikle zeytinyağlı portakallı pişirildiğinde damaklarda unutulmaz bir tat bırakır.
Eğer klasik yemeğinden sıkıldıysanız, kerevizi rendeleyip süzme yoğurt, ceviz ve sarımsakla birleştirerek harika bir meze hazırlayabilirsiniz. Hatta patates püresinin içine bir miktar kereviz karıştırarak daha aromatik ve sağlıklı bir yan öğün elde etmeniz mümkün.
Havuç ve Yaban Havucu: Kışın Renkli İkilisi
Havuç, göz sağlığından cilt parlaklığına kadar her derde deva. Şubat ayında hem turuncu havuçlar hem de daha az bilinen ama oldukça besleyici olan yaban havuçları tezgahta yan yana gelir. Yaban havucu, klasik havuca göre daha nişastalı ve fındığımsı bir tada sahiptir.
Bu ikiliyi fırında zeytinyağı, biberiye ve deniz tuzu ile harmanlayarak pişirmek, kış akşamları için harika bir garnitür seçeneği oluşturur. Ayrıca taze sıkılmış havuç suyu, Şubat sabahlarında güne enerjik başlamak için en doğal yöntemlerden biridir.
Kırmızı Lahana ve Brüksel Lahanası: Antioksidan Bombası
Lahanagiller ailesinin bu iki üyesi, kışın en güçlü savunma mekanizmalarıdır. Kırmızı lahana, içindeki pigmentler sayesinde yüksek antioksidan içerirken; Brüksel lahanası, minik yapısına rağmen tam bir vitamin deposudur.
Kırmızı lahanayı incecik kıyıp sirke ve tuzla ovduğunuzda, salatalarınızın lezzetini katlayabilirsiniz. Brüksel lahanasını ise haşlamak yerine ortadan ikiye bölüp tavada veya fırında dışı çıtırlaşana kadar pişirmek, bu sebzeye olan önyargıları kırmak için en iyi yoldur.
Yer Elması ve Şalgam: Kışın Gizli Kahramanları
Yer elması, patatese sağlıklı bir alternatif arayanlar için muazzam bir seçenek. Hafif şekerli ve fındığımsı tadıyla hem çiğ hem de pişmiş olarak tüketilebilir. Şalgam ise sadece içecek olarak değil, sebze haliyle de özellikle çorbalara ve yemeklere kattığı o hafif ekşilikle bilinir.
Her iki sebze de bağışıklık sistemini destekleyen inülin açısından zengindir. Yer elmasını elma dilim patates gibi fırınlayarak çocuklara sebze sevdirmeyi deneyebilirsiniz. Şalgamı ise kış türlülerinin içine rendeleyerek farklı bir aroma yakalayabilirsiniz.
Yeşillikler: Roka, Marul, Maydanoz, Dereotu ve Pazı
Şubat ayında hava ne kadar soğuk olursa olsun, bu yeşillikler sofralarımızın taze kalmasını sağlar. Roka ve kırmızı turp ikilisi balık sofralarının olmazsa olmazıdır. Pazı ise ıspanağa benzer yapısıyla hem sarması yapılan hem de kavurmasıyla damakları şenlendiren bir kış klasiğidir.
Maydanoz ve dereotu sadece süs değil, yemeklerin içine piştikten sonra eklendiğinde aromasını en saf haliyle veren şifa kaynaklarıdır. Bu yeşillikleri bol limonla tüketmek, içlerindeki C vitamininden maksimum düzeyde faydalanmanızı sağlar.


















