Kışın Evi Güzelleştiren Çiçekler ve Bitki Önerileri
Kışın günler kısalır, pencereden giren ışık azalır ve kalorifer evin havasını kurutur. Bu dönemde salonun bir köşesinde açan bir Atatürk çiçeği ya da yaprakları parlayan bir zamia, odaya renk ve canlılık getirir. Kış aylarında ev dekorasyonu için çiçek ve bitki seçimi, güzel görünen türleri değil, evin ışık ve sıcaklık koşullarına dayanan türleri bulmakla başlar. Doğru tür doğru köşeye yerleştirildiğinde bitki bütün kış sağlıklı kalır, bakım da kolaylaşır.

Kış Aylarında Çiçek Açan Bitkiler
Bazı bitkiler doğası gereği çiçeklerini kış aylarında açar. Dışarıda doğanın dinlendiği dönemde bu türler evin içine mevsime aykırı bir renk taşır.
Atatürk Çiçeği
Atatürk çiçeği, kırmızı, beyaz ya da pembe yapraklarıyla kış dekorasyonunun en tanıdık bitkisidir. Renkli görünen kısımlar aslında çiçek değil, küçük sarı çiçekleri çevreleyen yapraklardır. Bitki aydınlık ama doğrudan güneş almayan, soğuk hava akımlarından ve kalorifer peteğinden uzak bir yerde tutulur. Toprağın üst kısmı kuruduğunda sulanır ve saksı tabağında su bırakılmaz. Sütlü özsuyu ciltte tahrişe yol açtığı için budama sırasında eldiven kullanılır.
Siklamen
Siklamen, kelebek kanadını andıran pembe, kırmızı, beyaz ve mor çiçekleriyle serin odaları sever. Sıcak bir salonda çiçekleri çabuk solar, yatak odası ya da giriş gibi serin köşelerde ise uzun süre açar. Sulama sırasında su yumruya ve yapraklara değil, saksı altına verilir. Bitki suyu alttan çeker, tabakta kalan fazlası bir süre sonra dökülür.
Orkide ve Noel Kaktüsü
Orkide, kış aylarında çiçek dalı veren ve aylarca açık kalan bir bitkidir. Beyaz çiçekli türleri sade dekorasyonlara, pembe ve mor tonları daha canlı bir salona uyar. Doğu ya da batı cephesindeki aydınlık bir pencere önü ona yeterli ışığı verir. Kökleri havalanan özel bir harçta yetişir. Sulama zamanını takvim değil kökler belirler, gümüşi renge dönen kökler bitkinin suya ihtiyaç duyduğunu gösterir.
Noel kaktüsü ise adının aksine çöl kaktüsü gibi kuraklık sevmez. Dal uçlarında açan pembe, kırmızı ya da beyaz çiçekleri kış ortasında evi renklendirir. Tomurcuklanan bir Noel kaktüsünün yeri değiştirilmez, çünkü ışık ve sıcaklıktaki ani fark bitkinin tomurcuklarını dökmesine yol açar.
Amarilis, Sümbül ve Nergis
Amarilis uzun bir sap üzerinde iri ve gösterişli çiçekler verir, sümbül ve nergis ise kokusuyla bütün odayı doldurur. Bu soğanlı bitkiler saksıda yetiştirildiği gibi cam bir kapta, çakıl taşları üzerinde de çiçeklendirilir. Burada dikkat edilen nokta, soğanın tabanının suya değmemesi ve yalnızca köklerin suya uzanmasıdır. Aksi halde soğan çürür.

Az Işık Alan Evler İçin Yeşil Bitkiler
Çiçek bakmaya vakit ayıramayanlar için kışın da formunu koruyan yeşil bitkiler vardır. Paşa kılıcı dik ve sert yapraklarıyla dar köşelere uyar, az ışığa ve seyrek sulamaya dayanır. Zamia, parlak koyu yeşil yapraklarıyla dolaylı ışık alan salon köşelerinde rahat yaşar ve sulama arasında toprağın tamamen kurumasını ister. Az ışığa dayanıklı olmaları, bu bitkilerin karanlıkta yaşadığı anlamına gelmez. Hiç gün ışığı görmeyen bir koridor, en dayanıklı türü bile zamanla zayıflatır.
Kauçuk bitkisi geniş ve parlak yapraklarıyla büyük bir salonun boş köşesini tek başına doldurur. Barış çiçeği beyaz çiçekleriyle daha yumuşak bir etki bırakır ve susadığında yapraklarını sarkıtarak sulama zamanını kendisi belli eder. Sarmaşık türleri ise kitaplıkların üst raflarından sarkarak odaya hareket katar.
Bu bitkilerin ortak noktası, kışın büyümelerini yavaşlatmalarıdır. Yaz aylarındaki sulama düzeni kışın sürdürülmez, toprağın nemi kontrol edilerek sulanır. Drenaj delikli saksılar kullanılır ve tabakta biriken su dökülür. Kış aylarında bitkiye en çok zarar veren şey susuzluk değil, sürekli ıslak kalan köklerdir.

Kesme Çiçek ve Kuru Dallarla Kış Dekorasyonu
Saksı bitkisi bakmak istemeyenler için kesme çiçekler ve dallar kışın da sofra ve konsol üzerinde yer bulur. Kasımpatı, lisianthus ve güller kış aylarında kolayca bulunan çiçeklerdir. Okaliptüs dalları ise gümüşi yeşil yaprakları ve hafif kokusuyla krem, beyaz ve toprak tonlarındaki bir salona uyar.
Kesme çiçeklerin uzun süre taze kalması için saplar çapraz kesilir, suyun içinde kalan yapraklar temizlenir ve vazo suyu her gün ya da iki günde bir değiştirilir. Çiçekler kaloriferden ve doğrudan güneşten uzak tutulur.
Pamuk dalları, kuru lavanta, buğday başakları ve kurutulmuş ortanca ise bakım gerektirmeden aylarca aynı görünümü korur. Bu dalların uzun ve ince bir vazo içinde tek bir tür olarak toplanması, karışık bir aranjmandan daha sade ve güçlü bir etki bırakır.

Saksı Seçimi ve Bitki Sunumu
Bitki ne kadar sağlıklı olursa olsun, sunulduğu saksı dekorasyondaki etkisini belirler. Krem, bej ve açık gri saksılar renkli çiçekleri öne çıkarır. Terrakota saksılar ahşap mobilyalarla doğal bir uyum kurar, gözenekli yapıları da toprağın fazla suyu atmasına yardım eder.
Hasır ve örgü sepet ve organizer modelleri, plastik yetiştirme saksılarını gizleyen birer kılıf olarak kullanılır. Bitki, su tahliyesi için delikleri bulunan kendi saksısında kalır, sepet yalnızca dış kabuk görevi görür. Sepetin boyu saksıya uygun seçilir ve dibine bir tabak konur, böylece sulama sonrası su zemine geçmez.
Farklı boylardaki bitkiler bir arada kullanıldığında dekorasyona derinlik katılır. Büyük bir kauçuk zeminde, orta boy bir orkide yan sehpada, küçük bir sarmaşık ise rafta yer alır. Ancak aynı köşede durmaları, bitkilerin aynı ışık ve sulama koşullarını istediği anlamına gelmez. Gruplama yapılırken benzer ihtiyaçlara sahip türler bir araya getirilir.

Kışın Bitki Bakımında Işık, Sıcaklık ve Nem
Kış aylarında bitkileri en çok zorlayan şey düşük ışık değil, kuru havadır. Kalorifer ve klimalar evdeki nemi düşürür ve yaprak uçlarında kahverengileşme başlar. Saksılar peteklerin ve klimanın sıcak hava akımının önüne konmaz. Bitkileri gruplamak çevrelerindeki nemi artırır. Çakıl taşı dolu ve suyla doldurulmuş bir tepsinin üzerine yerleştirilen saksının çevresinde de nem yükselir, yalnız saksının tabanı suya değmez.
Işık açısından kışın en değerli yerler güney ve batı cepheli pencerelerdir. Ancak soğuk camla temas eden yapraklar üşür ve lekelenir, bu yüzden bitkiler camdan bir karış kadar uzakta tutulur. Pencere önüne eklenen bir berjer, küçük bir sehpa ve demlenen bir çaydanlık, bitkilerle çevrili bu köşeyi evin en sıcak noktasına dönüştürür.
Büyümesini yavaşlatan bitkinin gübre ihtiyacı da azalır. Çoğu yeşil bitkide gübreleme kışın durdurulur ve ilkbaharda yeniden başlanır, çiçek açan türlerde ise üreticinin önerisine uyulur. Geniş yapraklarda biriken toz ışığın yaprağa ulaşmasını engellediği için yapraklar ara sıra nemli ve yumuşak bir bezle silinir.
Evcil Hayvan ve Çocuk Güvenliği
Bitki seçerken görünüm kadar güvenlik de önem taşır. Atatürk çiçeğinin sütlü özsuyu ağız ve ciltte tahrişe yol açar. Siklamenin yumrusu, amarilis, sümbül ve nergis soğanları kedi ve köpekler için zehirlidir. Evcil hayvan ya da küçük çocuk bulunan evlerde bu türler hiç tercih edilmez ya da erişilemeyen yüksek raflara yerleştirilir. Bir bitki parçası yutulduğunda ya da zehirlenme belirtisi görüldüğünde vakit kaybetmeden hekime ya da veterinere başvurulur.
Çiçeklerle Kurulan Kış Sofrası
Kış aylarında evin en kalabalık anları çoğu zaman sofrada yaşanır. Masanın ortasına yerleştirilen alçak bir çiçek düzenlemesi ya da birkaç okaliptüs dalı, karşılıklı oturanların birbirini görmesine engel olmadan sofraya tazelik katar. Beyaz ya da krem tonlarda bir yemek takımı, kırmızı çiçeklerin ve yeşil dalların rengini öne çıkarır. Karaca'nın sofra seçenekleri arasından seçilen sade tabaklar, ahşap servis parçaları ve masanın ortasındaki tek bir Atatürk çiçeğiyle kış akşamlarına sıcak ve sakin bir sofra kurulur.












